Bu topraklarda 1554’ten beri Türk kahvesi içilir!

Şimdi siz istemez misiniz? Şu başlıktaki sloganın Türkiye’deki bütün kafelerin, restoranların mönülerinde yazmasını? Ben isterim valla. Bunun için çaba da sarf ederim. Hadi gelin hep birlikte edelim. Türk kahvesinin önce Türkiye’de, sonra bütün dünyada hak ettiği yere gelmesi için el ele verelim...

Esra (Kohen), benim arkadaşım...
Üniversitede aynı evi paylaştık, o kadar yakın arkadaşım...
O Boğaziçi İşletme mezunu, eski bir bankacı...
Bir süredir, “Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği”ni anlatıyor.
“Nasıl yani Esra, sen o derneğin toplantılarına mı gidiyorsun?” dedim gülerek.
Demez olaydım!
“Ne demek nasıl yani?” dedi, “Evet ben Türk kahvesini seviyorum ve yaşatmak istiyorum, o yüzden de gittim bu derneğin yönetim kuruluna girdim...”
Baktım ki, ciddi...
Baktım ki, kanının son damlasına kadar derneğini koruyor...
Sustum...
*
Esas olan, kaybetmekte olduğumuz kültüre sahip çıkmakmış. 
Türk kahvesini, dünyada hak ettiği yere getirmekmiş.
Neden dünyada bütün Starbucks’larda Türk kahvesi servis edilmesinmiş?
Neden bir İtalyan yemeğini yedikten sonra Türk kahvesi ısmarlanmasınmış?
Neden espresso kadar tanınmasınmış?
Düşündüm, Esra haklı...
Onu bu derneğe üye olduğu için ti’ye aldığıma bin pişman oldum.
“Emrindeyim, ne yapabilirim söyle” dedim.
Bu sefer o güldü.
*
“Sadece kahvenin, Türklerin en önemli geleneksel miraslarından biri olduğunu yaz” dedi, ekledi: “Bir kere ismi ‘Türk kahvesi’. İsminde Türk olan ve bu kadar günlük hayatın içinde olan başka bir ürün yok. Türk kahvesi tanındıkça, Türkiye tanınıyor. Kahve, dünyada petrolden sonra en fazla ticareti yapılan ürün. Japonya’da resmi kahve günü bile var: 1 Ekim! Bizde niye olmasın? Kahve dünyada en popüler içecek, her sene 400 milyar fincan kahve tüketiliyor. Kahve kokusu, dünyada en fazla tanınan 10 kokudan biri. Son üç yüzyıldır Batı dünyasının yüzde 90’ı çaydan kahveye geçmiş. Ve bu ürünün, dünya merkezi tarih profesörleri tarafından üzerinde yaşadığımız topraklar olarak gösteriliyor. Türkler, 14. yüzyılda kahveyi kavurmaya ve öğütmeye başlamış, 1600’lerde de, dünyanın en büyük kahve dağıtıcısıymış. Evine kahve getirmeyen koca ayıplanırmış. Haklı olarak, ‘Bu topraklarda 1554’ten beri Türk kahvesi içilir’ gururunu paylaşmak ve yaşatmak istiyoruz. Restoranların içecek mönülerine bu sloganı koyarak farkındalık yaratmak istiyoruz. Türk kahvesi daha çok içilsin istiyoruz. Tabii bu arada, en iyi kahve nasıl pişirilir ve en doğru şekilde nasıl servis edilir, bunun için de bir standart çalışması yapıyoruz. Çünkü bu konuda kabul edilmiş bir standart yok, ‘orta şekerli kahve’ denince, kaç kaşık şeker konulacak? Ama mesela espresso’yla ilgili standart var” dedi...
*
“Tamam” dedim. “Sus” dedim.
“Yazıyorum” dedim.
                                       
Ayşe Arman
13 Şubat 2010 / Hürriyet

SPONSORLARIMIZ